~~GEÇMİŞ hiç yaşanmamış gibi davransanda baştan yazamazsın~~

18/7/2009 - ~~AteşBöceĞi~~

Kategori: YasaM







Düşünüyorum da,sanırım en büyük korkumuz olduğumuz gibi görünmek.

Yumuşacık kalbimizin fark edilmesi,naif yönlerimizin keşfedilmesi, cesaretsizliğimizin anlaşılması,korkularımızın paylaşılması

sanki zarar göreceğimizin en büyük işareti.

Kabuklarımızın altında kendimizi saklamakta ne kadar da ustayız.

Ve ne kadar güçlü korunuyoruz, kalkanlarımızın ardında.

Hissedilmeden, el değmeden, sevgimizi göstermeden.

İstiridyeler, deniz minareleri, midyeler.

Kirpiler ve kaplumbağalar gibi.

Sahi koruyor mu bizi bu çatlamamış sert kabuk?

Kimse incitemiyor mu ?duygularımızı,

inançlarımızı, benliğimizi?

Yoksa zarar mı veriyor bu ürkeklik, bu kabuk bize.?

Hissettiklerimizi gölgeliyor, yansıtmıyor mu ?gerçek kimliğimizi?

duygularımızı bastırıyor, el ele tutuşmamızı engelliyor mu?

Eğer bir yıldız gibi ışıl ışılsam ve bir yıldız kadar parlak.

Ne çıkar ateşböceği sansalar beni.?

Belki en hoyrat yürek bile ateş böceğinin o uçucu, masum, sevimli çocuksuluğuna

el kaldırmaya kıyamaz?

Güçlü kapıların arkasına kilitlemesem kendimi,korkaklığımı, sevgi isteğimi en insani yönlerimi

kayıtsızca sunabilsem bu sert kabuğun ağırlığından kurtulup bir kuş gibi uçacağım özgürce.

Anlaşılacağım ve bir ayna gibi yansıyacağım karşımdakine.

O da çözülecek belki.Samimi ve güvenliksiz, silahsız biriyle göz göze gelince.

Oysa bir görebilsek bunu.

Kalmadı böyle insanlar demesek.

Güven duygusuna bu kadar muhtaç olmasak.

Kırılmaktan korkmasak.

İncinsek, yaralansak.

Ne olur bir darbe daha alsak.

Yeniden açsak kendimizi, atabilsek o kabuğu.

Denesek.

Risk alsak.

Yanılsak.

Fark etmez.

Tekrar, tekrar bıkmadan denesek.

Ve kucaklaşsak yeniden.

Tıpkı eskisi gibi.

Ne olduğunu anlayamadığımız o on beş yıldan öncesi gibi.

O zaman fark edeceğiz.

Ne kadar özlediğimizi birbirimizi.

Neler biriktirdiğimizi,kaybolan değerlerimizi ne kadar özlediğimizi.

Beraber geldik beraber gidiyoruz oysa.

Vakit az, paylaşmak, sarılmak için.

Yaşadığımız coğrafya zor, şartları ağır.

Yüreği daha fazla küstürmemek lazım.

Sırtımızda ağır küfeler, her gün katlanan.

Ve koşullar bir türlü düzelmeyen.

Sevgiye çok ihtiyacımız var.

Ufukta kara bir kış görünüyor.

Ancak birbirimize sokulursak atlatırız o günleri.

Kırın o sert, o ağır kabuklarınızı.

Kurtulun bu yükten.

Korumuyor o kabuklar, aksine zarar veriyor bize.

Yalnızlığa mahkûm ediyor bizleri.

Hem hepimiz bir yıldızız.

Ne çıkar ateşböceği sansalar bizi.

……………………………..Tagore

EkleBunu Sosyal Paylaşım Butonu
Yorum (1) :: Etiketler : insan, ateşböceği, kaplumbaga, sıkıcı hayat, yalnızlığa mahkum

Yorum Gönder

Adınız :

Yorum Başlık:

Yorumunuz:


1 yorum yazilmistir

2009-08-10 14:54:15 - Ateşböceğine itafen :)

Yazan: Feyza Güngeviş
Ne güzel yazmışsınız öylece, kimin ne sandığı önemli mi sanki demişsiniz ki haklısınız :)Bizi görmemek için kör, duymamak için sağır olmak lazımdır işte beni en çok güldürende budur.
Bağlantı

<- Son Sayfa :: Sonraki Sayfa ->

Hakkımda

"Tüm kırık dökük yanlarım,hatalarım beyazla taçlandırdığım kederli bir gülümseyişe armağan şimdi.Küçükken öğrenmiştim bir boyacıdan,"baktın ki kapatmıyor alttaki rengi kalınca beyaz sürüverisin,silinir öncekilerin izleri "demişti.Korkuyordum ruhumun rengini tekrar tutturamaktan.Hataların sararttığı yanlarımı bir ton açamamaktan.İşte o an içimin renklerinden geçip ruhumu unutkan bir beyaza teslim etme zamanıydı.Kederli bir gülümseyiş benden beyaza armağandı..."

Bağlantılar

Ana Sayfa
Profilim
Arşiv
Rss

Kategoriler

Etiket Bulutu

Aşk Sevgi Terkedilmek korkmak sevmekten korkmak aşk sevgi hırs din şiir ilahi aşk sonsuzlu aşk ayrılık tükenme gökkuşağı su toprak insan ateşböceği kaplumbaga sıkıcı hayat yalnızlığa mahkum Kadın Acı Huzun Izdırap saçma kaçış korku kaçmak yalnızlık

Arkadaşlarım

Blogcu Yardım
nfkk
eftal85
nun06